Adem Bilgin
Özet
Küreselleşme, modern uluslararası sistemin ekonomik, politik ve kültürel bütünleşme süreçlerini kapsayan çok boyutlu bir olgudur. Ancak küreselleşme, çoğu zaman Batı merkezli bilgi üretim mekanizmalarının evrensel normlar olarak dayatılmasıyla, epistemik faşizm olarak adlandırılabilecek bir güç ilişkisine dönüşebilmektedir. Bu makale, küreselleşme sürecinde epistemik çeşitliliğin korunması gerektiğini, aksi halde Batı’nın bilgi tekelinin küresel entelektüel ekosistemi tek tipleştireceğini savunmaktadır. Çalışma, postkolonyal teori, eleştirel uluslararası ilişkiler yaklaşımı ve bilgi sosyolojisi perspektiflerinden yararlanarak, epistemik çoğulculuğun hem etik hem de pratik bir gereklilik olduğunu ortaya koyar.
Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, epistemik faşizm, Batı-merkezcilik, bilgi sosyolojisi, postkolonyal teori.
1. Giriş
Küreselleşme, yalnızca ekonomik ve teknolojik bir süreç değil, aynı zamanda epistemolojik bir dönüşüm sürecidir. Bilginin üretilmesi, yayılması ve doğruluk ölçütlerinin belirlenmesi, küresel güç dengeleriyle doğrudan ilişkilidir (Santos, 2014). Batı’nın modernite ile kurduğu epistemolojik hegemonya, küreselleşme aracılığıyla “evrensel” olarak sunulmakta; farklı kültürlerin bilgi sistemleri ise marjinalleştirilmektedir. Bu durum, literatürde epistemik adaletsizlik (Fricker, 2007) ve epistemik sömürgecilik (Quijano, 2000) kavramlarıyla açıklanır.
2. Teorik Çerçeve: Epistemik Faşizm ve Batı-Merkezcilik
Epistemik faşizm, belirli bir bilgi sisteminin mutlak doğruluk iddiasıyla diğer tüm bilgi biçimlerini dışlaması ve değersizleştirmesidir. Batı-merkezcilik (Eurocentrism) bu bağlamda, küresel bilgi üretiminde tek yönlü bir doğruluk rejimi kurar (Mignolo, 2011). Bu yaklaşım, bilim, tarih ve felsefe gibi alanlarda “evrensel” kabul edilen teorilerin aslında belirli bir coğrafi ve kültürel bağlamdan doğduğunu gizler.
3. Küreselleşmenin Epistemolojik Boyutu
Küreselleşme sürecinde internet, akademi, medya ve uluslararası örgütler üzerinden bilgi dolaşımı hızlanmıştır. Ancak bilgi ağlarının düğüm noktaları çoğunlukla Batı’da bulunduğu için, bilgi akışının yönü asimetriktir (Connell, 2007). Örneğin, sosyal bilimler alanında hâkim teoriler —realizm, liberalizm, yapısalcılık— Batı üniversitelerinden çıkmakta, diğer coğrafyalardan gelen alternatif epistemolojiler ise “bölgesel” ya da “yerel” olarak sınıflandırılmaktadır.
4. Postkolonyal Eleştiri ve Alternatif Epistemolojiler
Postkolonyal teorisyenler (Said, 1978; Spivak, 1988), bilgi üretiminin sömürge sonrası dönemde de Batı’nın elinde kaldığını vurgular. Örneğin, Afrika felsefesi, Latin Amerika özgürlük teolojisi veya Türk-İslam düşüncesi küresel akademide yeterince temsil edilmez. Boaventura de Sousa Santos’un (2014) epistemik ekoloji yaklaşımı, tüm bilgi sistemlerinin eşit varlık hakkına sahip olduğu bir bilgi düzeni önerir.
5. Epistemik Çoğulculuk İçin Politik ve Akademik Öneriler
- Çok Merkezli Akademi: Uluslararası akademik yayıncılıkta dil ve merkezî yayın organlarının çeşitlendirilmesi.
- Yerel Bilgi Sistemlerinin Güçlendirilmesi: Üniversite müfredatlarında yerel felsefi ve bilimsel mirasın zorunlu ders olarak okutulması.
- Küresel Politikada Epistemik Adalet: BM, UNESCO gibi örgütlerin, bilgi politikalarında tek merkezli norm dayatmasını terk etmesi.
6. Sonuç
Küreselleşme, farklı kültürler arası bilgi etkileşimi için bir fırsat olsa da, Batı’nın epistemik hegemonyasını yeniden üretmemelidir. Epistemik faşizm, yalnızca kültürel çeşitliliğe değil, insanlığın entelektüel yaratıcılığına da zarar verir. Bu nedenle küresel sistemin, bilgi üretiminde çoğulculuğu ve yerel bilgi geleneklerinin yaşatılmasını temel ilke olarak benimsemesi gerekmektedir.
Kaynakça
Connell, R. (2007). Southern theory: The global dynamics of knowledge in social science. Polity Press.
Fricker, M. (2007). Epistemic injustice: Power and the ethics of knowing. Oxford University Press.
Mignolo, W. D. (2011). The darker side of Western modernity: Global futures, decolonial options. Duke University Press.
Quijano, A. (2000). Coloniality of power, Eurocentrism, and Latin America. Nepantla: Views from South, 1(3), 533–580.
Said, E. W. (1978). Orientalism. Pantheon Books.
Santos, B. de S. (2014). Epistemologies of the South: Justice against epistemicide. Routledge.
Spivak, G. C. (1988). Can the subaltern speak? In C. Nelson & L. Grossberg (Eds.), Marxism and the interpretation of culture (pp. 271–313). University of Illinois Press.
Yorum bırakın