Adem Bilgin
Özet
Bu makale, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Kur’an hakkındaki söylemlerini, Yeni Ahit’teki Pavlus teolojisi bağlamında değerlendirmektedir. Putin’in, Kur’an’ı ahlaki değerlerin korunması, toplumsal düzenin güçlendirilmesi ve dinler arası diyalog açısından olumlu bir kaynak olarak nitelendiren açıklamaları; Pavlus’un mektuplarındaki “yasa” ve “iman” ilişkisi ile mukayese edilmiştir. Çalışma, Pavlus’un Müslümanlar ve Kur’an’a doğrudan atıfta bulunmamasına rağmen, onun evrensel ahlak ve Tanrı’ya iman temelli öğretilerinin Putin’in yorumuyla örtüşebilecek noktalarını ortaya koymaktadır. Makale, ayrıca modern siyaset ile teolojik yorum arasındaki gerilimi, dini metinlerin siyasal söylemde kullanılma biçimleri üzerinden tartışmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Pavlus, Putin, Kur’an, Yeni Ahit, dinler arası diyalog, siyasi teoloji
1. Giriş
Son yıllarda Vladimir Putin, Rusya’nın çok dinli yapısını vurgularken İslam ve Kur’an hakkında olumlu değerlendirmeler yapmıştır. Putin’in bu yaklaşımı, özellikle Batı’da seküler uluslararası ilişkiler çerçevesinde tartışma konusu olmuştur (Malashenko, 2013). Ancak bu tür söylemler, Pavlus’un (Aziz Paul) misyonerlik ve teolojik perspektifinden bakıldığında farklı bir anlam kazanabilir. Pavlus, her ne kadar Kur’an’dan yüzyıllar önce yaşamış olsa da, Tanrı’nın iradesinin farklı halklara farklı yollarla ulaşabileceğini ima eden yazılarıyla (Rom. 2:14–16) evrensel bir ahlak anlayışı sunar.
2. Putin’in Kur’an Hakkındaki Görüşleri
Putin, çeşitli konuşmalarında Kur’an’ın ahlaki değerlerin kaynağı olduğunu, İslam’ın barışçıl yönlerini vurguladığını ve Rusya’daki Müslüman toplulukların kültürel bütünlüğün bir parçası olduğunu belirtmiştir (Putin, 2015). Bu yaklaşım, Kur’an’ın “iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma” (Âl-i İmrân 3:104) ilkesini bir toplumsal uyum modeli olarak okuduğunu gösterir.
3. Pavlus Teolojisinde Yasa ve İman İlişkisi
Pavlus’un teolojisi, özellikle Romalılar ve Galatyalılar mektuplarında “Yasa” (Torah) ile “İman” arasındaki ilişkiye odaklanır. Ona göre, yasa ahlaki bilinci geliştirir ancak kurtuluşun kaynağı yalnızca Mesih’e imanla mümkündür (Gal. 2:16). Pavlus, Yahudi olmayanların da vicdan yasası ile Tanrı’ya yönelebileceğini belirtir (Rom. 2:14–15). Bu, Kur’an’ın evrensel ahlak ilkeleriyle paralel bir düşünce zemini oluşturabilir.
4. Teolojik Yakınlaşma Noktaları
- Ahlaki Evrensellik: Pavlus’un “herkesin Tanrı önünde eşit” anlayışı ile Kur’an’ın “ümmetlerin çeşitliliği” (Hucurât 49:13) vurgusu, ahlakın evrensel temeline işaret eder.
- Vicdan Yasası ve Fıtrat: Pavlus’un vicdan yasası kavramı, Kur’an’daki “fıtrat dini” anlayışıyla (Rûm 30:30) benzerlik gösterir.
- Dini Çoğulculuk İmkanı: Her iki metin de Tanrı’ya farklı yollarla yönelme fikrine kapı aralar.
5. Modern Siyasi Söylem ve Teolojik Çerçeve
Putin’in söylemleri, modern siyasi liderlerin dini metinleri stratejik amaçlarla nasıl kullandığına dair bir örnek sunar. Pavlus açısından bakıldığında, bu tür söylemler ahlaki düzenin ve toplumsal barışın tesisine hizmet ediyorsa olumlu değerlendirilebilir. Ancak Pavlus’un misyonerliği, nihai kurtuluşun Mesih’te olduğu inancıyla sınırlı kalır; bu nedenle Putin’in dinler arası eşitlikçi yaklaşımı Pavlus’un teolojik sınırlarını aşar.
6. Sonuç
Putin’in Kur’an hakkındaki olumlu yorumları, Pavlus teolojisindeki bazı ahlaki ve vicdani ilkelerle uyumlu bir zemin bulabilir. Ancak bu uyum, teolojik temellerden ziyade ahlaki ortaklıklar üzerinden kurulmaktadır. Bu nedenle, Pavlus açısından bu tür bir söylemin doğruluğu, nihai kurtuluş doktrininden bağımsız olarak, ahlaki düzenin güçlenmesine yaptığı katkı üzerinden değerlendirilebilir.
Kaynakça
Malashenko, A. (2013). Islam in Russia. Carnegie Moscow Center.
Putin, V. (2015, October 23). Speech at the meeting with religious leaders. Kremlin.ru.
The Holy Bible, New International Version. (2011). Zondervan.
The Qur’an. (2004). Translated by M. A. S. Abdel Haleem. Oxford University Press.
Yorum bırakın