Adem Bilgin, 15 Ağustos 2025, Ankara
Önsöz
Bu kitap, Karl Marx ve Friedrich Engels’in 1848’de kaleme aldığı Komünist Manifesto’nun ruhunu koruyarak, yüzyılın ekolojik krizlerine yanıt veren bir güncellemedir.
Marx’ın tarihsel materyalizm ve sınıf mücadelesi anlayışı, bugün yalnızca üretim ilişkileri açısından değil, doğa-insan ilişkisi açısından da yeniden düşünülmelidir. Kapitalizm ve kapitalizmin en vahşi biçimi olan teknoneoliberalizm, insan emeğini sömürdüğü gibi, ekosistemleri de hızla yok etmektedir. Aristokrasiden burjuvaziye uzanan sınıfsal iktidar zincirleri, yalnızca halkları bölmekle kalmamış, doğayı da meta haline getirmiştir.
Bu manifesto sınıfları ortadan kaldırmayı hedefler ve bu sebeple sınıf merkezli toplumsal analiz yerine Bilge Ağaç Modeli’ni önerir. Buna göre toplum birbiriyle çatışan Machiavellist kümeler yani çıkar maksimizasyonu peşinde koşan sınıflardan oluşmaz. Birçok milletlerin pozitivist olmayan töreleri, nomosları ve teamül hukuklarına göre toplum; birbirini tamamlayan kök, gövde, dal ve yapraklardan oluşan bir organizmadır, toplum bir bilge ağaçtır:
- Kökler: Ortak etik, bilim ve ekolojik bilinç.
- Gövde: Ortak mülkiyet ve erdemli bilgi toplumu.
- Dallar: Halkların özerk gelişimi ve kültürel çeşitlilik.
- Yapraklar: Gelecek kuşaklar ve biyoçeşitlilik.
I. Burjuvalar ve Proleterler → Sermaye Kabileleri ve Yaşam Emekçileri
Bugüne kadarki bütün toplumların tarihi, sınıfsallaştırılanların mücadeleleri tarihidir. Bugüne kadarki bütün toplumların tarihi, insanların üretim biçimleri ile doğayla kurduğu ilişkilerin, yani hem toplumsal hem ekolojik mücadelelerin tarihidir.
Özgür insan ile köle, patrisyen ile pleb, toprak ağası ile serf, lonca ustası ile kalfa, burjuva ile işçi, ve bunlara ek olarak doğayı sömüren ile Toprak Ana… Kısacası ezen ile ezilen…
II. Proleterler ve Komünistler → Yaşam Emekçileri ve Ekososyalistler
Ekososyalistler, yaşam emekçilerinin çıkarlarını bütün toplumun ve bütün
ekosistemlerin çıkarı olarak ifade ederler.
Ekososyalistler, yalnızca işçilerin değil; köylülerin, yerli halkların, göçmenlerin, bilim insanlarının ve ekosistem savunucularının ortak çıkarlarını
savunurlar.
III. Sosyalist ve Komünist Literatür → Ekososyalist ve Bilge Ağaç Literatürü
Ekososyalist ve Bilge Ağaç literatürünün ortaya çıkışı, toplumsal çelişkilerle birlikte ekolojik yıkımın da gelişimiyle bağlantılıdır.
Geçmişin sosyalizmleri, feodal toplumun çözülüşü sırasında doğdu; ancak çoğu
doğayı yalnızca kaynak deposu olarak gördü. Ekososyalizmde insan doğanın efendisi ve doğa insanın kölesi değildir. İnsan Toprak Ana’nın parçasıdır, topraktan gelir toprağa döner.
IV. Mevcut Siyasal Partilerinin Konumu → Günümüz Siyasetinin
Ekososyalist Eleştirisi
Ekososyalistler, mevcut siyasal partilerle yalnızca ekolojik dönüşüm ve
insan sürülerinin evrensel ama tektipçi olmayan gelişimi ilkelerinde ittifaka girerler. Ekososyalistler Avrupa’ya ve dünyaya sadece kan getiren ulusalcılığa inanmazlar. Ekososyalizme göre tek bir toplum vardır: Çok sayıda insan sürüsünden oluşan gezegenin tek insan popülasyonu. Ekososyalist ütopya tektipçi olmayan, evrensel, çoğulcu, farklılıklara ve çeşitliliklere saygılı tek bir dünya devletidir.
Ekososyalistler ezilenlerin ve yaşam emekçilerinin ve doğa savunucularının çıkarlarını her yerde savunurlar.
Ekososyalistlere göre hayatta en hakiki mürşit bilimdir ve doğayı korumak ekolojik bir töredir.
Ekososyalist & Bilge Ağaç İlkeleri – 10 Maddelik Politika Programı
Gelecek Kuşakların Temsili: Her politik organda gelecek kuşakları temsil eden bir kurul bulunur.
Ortak Miras: Toprak, su, hava, ormanlar ve biyoçeşitlilik insanlığın ortak mirasıdır; özel mülkiyetin konusu olamaz.
Ekolojik Planlama: Üretim, doğanın yenilenme kapasitesine göre planlanmalıdır.
Erdemli Bilgi Toplumu: Bilim, etik ve ekolojik bilgelik toplumsal kararların temelidir. Bilim erdemsiz olmamalıdır. Yapay zeka, elektronik mühendisliği, robotik, tıp, mühendislik, biyoteknoloji ve sentetik biyoloji insanlığa hizmet etmelidir, sermayeye değil !
Halkların Özerkliği: Her halk kendi kültürel ve ekolojik koşullarına göre özerk gelişme hakkına sahiptir.
İklim Adaleti: En çok kirletenler en fazla sorumluluğu üstlenir; geçişin maliyeti emekçilere yüklenmez.
Orman, Nehir, Deniz, Okyanus, Kutup, Kıyı, Ada, Sulak Alan ve Diğer Ekosistem Türlerinin Hakları: Ekosistemler hukuki kişiliğe sahip olur; ekososyalistler onların haklarının avukatıdır.
Açık Bilgi ve Temiz Teknoloji: Temiz enerji ve ekolojik tarım teknolojileri açık bilgi olarak paylaşılır.
Yerel Ekonomi ve Agroekoloji: Gıda üretimi yerel ekosistemlere uyumlu, kimyasal bağımlılığı azaltan yöntemlerle yapılır.
Doğrudan Dijital Demokrasi: Dijital halk meclisleri ve ekolojik şuralar, karar alma süreçlerinde merkezi otoritenin yerini alır veya onu destekler ve yönlendirir.
Son Çağrı
Ey işçiler, köylüler, yerli halklar, gençler, bilim insanları, doğa savunucuları!
Kapitalizm sizi “sınıflara” bölüp birbirinize düşürdü; doğayı da parçalayıp sattı.
Gelin, bilge ağacın gölgesinde birleşin!
Ne aristokrasiye ne burjuvaziye; ne ekolojik yıkıma ne sosyal sömürüye boyun eğin.
Yaşamı savunmak için birleşin!
Toprak ananın tüm çocukları, birleşin!
Yorum bırakın